29 Şubat 2016 Pazartesi

Işığın Savaşçısının Elkitabı - Paulo Coelho

        Paulo Coelho benim en sevdiğim yazarlardan belki biliyorsunuzdur. Birçok kitabını çok severek okudum, okuyorum. Bu kitabı diğerleri kadar sevmedim. Ancak tarz olarak farklı ve ilginç geldi.




        Yazar : Yazardan kısaca bahsedecek olursak; Brezilya doğumlu bir yazar. Yazarlıktan önce tiyatro yönetmenliği, oyunculuk, şarkı sözü yazarlığı ve gazetecilik yapmış. 18 ülkede 30 milyon sattığı Simyacı kitabıyla dünya çapında üne erişmiş. Birleşmiş milletler barış elçisi ve Brezilya Edebiyat Akademisi üyesi kendisi.

       Kitap: ( Konuyu anlatmak için biraz detay verdim ) Kadın, çocuğa adada denizin altında içinde bir sürü çan olan bir tapınağın olduğunu söylüyor. O tapınağa gitmesini ve bulduğunda tapınak hakkındaki fikrini söylemesini istiyor.  Çocuk yıllarca o sahilde çan seslerini duymaya çalışıyor. Ama uzun bir süre hiçbir şey duymuyor. Bazen balıkçılara soruyor. Ve bazıları ara sıra bu seslerini duyduklarını söylüyor. Çocuk sabırla bekliyor. Zamanla önce dalga seslerini duymamayı öğreniyor, rüzgarın sesini göz ardı ediyor ama nafile yıllar geçiyor ama hiç duymuyor. Birgün tam vazgeçeceği zaman sesleri duyuyor ve kadın yanına geliyor. Çocuk artık "Işığın Savaşçısı" olmuştur. Peki nasıl oldu anlatmasını istiyor. Ve çocuk ışığın savaşçısının elkitabını madde madde yazıyor. Çocuğun yolculuğuna, hissettiklerine şahit oluyoruz.

      Bence kitap: Ben kitabı sevdim aslında. Okurken benim içimde şu duygu oluştu; hepimiz birer ışığın savaşçısıyız. Bugünkü durumumuza gelebilemek için bazı şeyleri güzel yapabilmek için kim bilir ne yollardan geçtik, neler ile savaşmak zorunda kaldık. Bir sürü iş başardık belki de. Ben acaba yaptığım güzel şeyleri yapabilmek için neler yaşadım onlar geldi gözümün önüne mutlu oldum :)

      Bir örnek vereyim:

      "Işığın savaşçısı yüreğinde nefret duyguları barındırmaz. 
       Savaşa girdiğinde, İsa Peygamber'in şu sözlerini anımsar ve bu söze itaat eder:
           " Düşmanını sev."
        Ancak şunu da bilir ki bağışlamak her şeyi kabullenmek değildir. Bir savaşçı başını eğmez, eğer eğerse hayallerinin ufkunu göremez olur.
        Hasımlarının onun karşısına, yiğitliğini, dayanıklılığını, karar alma yetisini sunmak için çıktıklarını bilir. Hasımları onu, hayalleri uğruna savaşmaya zorlar.
         Işığın savaşçısının gücüne güç katan, savaş deneyimidir. "

       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder