21 Ekim 2015 Çarşamba

Çi - Akilah Azra Kohen

     Fi, Çi , Pi serisinin ikinci kitabını da okumuş bulunmaktayım. Biraz oldu ama anca yazısını yazabiliyorum. Daha da fazla uzatmayım o zaman.

     



      Yazar : İstanbul Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü ile Ottawa Üniversitesi Üçüncü Dünya Ülkelerine Yardım Ekonomisi Bölümlerinden mezun. Yazdığı Fi, Çi, Pi üçlemesinin ikinci durağı Çi'dir.

      Kitap : Olay örgüsü olarak bir önceki kitapta olan karakterlerin hayatlarının devamı anlatılmış.  Aynı sekilde her karakterin hayatından anlatımlar var. Anlam olarak ise hayatta olmamız gereken yerlere varmamız için hayatın bizi zorlayacağı, bize birşeyler katıp, bizden bir şeyler götüreceği ancak tüm bunların olmamız gereken kişi olmamız için olduğu anlatılıyor. Bazen bir şeyleri sonlandırmak için önce ona dahil olmak gerekebilir. Arka kapaktan : Hayat harekete geçen herkesi varması gereken yere götürür.

      Bence Kitap : Bu seriyi çok beğendiğimi itiraf etmem lazım. Sorsanız size kitap neden bahsediyor anlatamam, bak şurası güzel diyemem. Çünkü anlatılmak istenen fikir o kadar güzel romanın içine yayılmış ki farketmeden içinize işliyor. Sizi üzerine düşünmeye itiyor. Bu kitapta bu dünyanın bir düzeninin olduğunu ve düzeni bozmak isteyenlerin yok olduğunu yeniden hatırlatıyor. Bazı şeylerin nasıl bir anda tepetaklak olabildiğini. Ancak tüm bunların bizi biz yaptığı...

      Kitapta biraz da gezi olaylarından bahsedilmiş. Ne kadar gerekliydi bilmiyorum bana çok gerekliymiş gibi gelmedi. Bir bakıma bir uyanıştan bahsedilen bir seride olması ve o dönem gündemde olması kitapta kullanılması açısından mantıklı geliyor. Ancak biraz konuya yedirilmek yerine yazar kendi düşüncelerini açık seçik bir biçimde anlatmış gibi. Bir köşe yazısı gibi mesela. Yinede objektif olduğunu belirtmeden geçmeyeyim.

       Ben bu seriyle çıktığım yolculuktan çok memnunum. Bir kitap ara verip, son kitabını da okumaya başlıyorum. Açıkçası biteceğine üzüldüğüm bir seri olacak sanırım. 

    Alıntı: 

    "Anlamıyor musun, güce asla sahip olamazsın, ancak ait olabilirsin. Eğer yeterince cesaretin varsa seni seçmesini sağlayabilirsin. Gücün istediği bu cesaret; korkusuzluk, ataklık insiyatif kullanma hali gibi birşey değildir. Kalbinde duygu yaratan ne varsa, güç için hepsini feda edebilme cesaretinden bahsediyorum. Evet, güçlü olmak lazım! Peki, feda etmeye hazır mısın?"


     

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder