4 Şubat 2015 Çarşamba

Kim arkamızda durur, kim arkamızdan vurur?

           Kemal Tahir okuyunca bana bir haller oluyor :) Kitabı hala bitiremedim utanıyorum :( Bu yazı kitap hakkında değil zaten ona sonra geleceğim. Bu yazı kitabın bende uyandırdıkları hakkında.Baştan söyleyim bolca karamsarlık içerir :)

          Tarih, savaşları tamamıyla işler. "Kurtuluş Savaşı'nda tüm millet milli duygular içerisinde büyük bir özveri ile savaştı."

          Kemal Tahir ise kişi bazlı işliyor. Hiçte bile diyor. Millet korktu diyor. Korkan insanlar kendi askerini kendi köyünden kovdu diyor. Korkan insanlar vardı diyor. Düşmanla işbirliği yaparsa canını, malını, karısını, çocuğunu korurlar sandılar diyor. Askeri sattılar. Askeri taşladılar diyor.

        Kemal Tahir romanlarını okumayı bu yüzden seviyorum. Hiçbirşeyin o kadar kolay olmadığını çok güzel anlatıyor. Çaresizliği, yanlış seçimleri, biz nerde hata yaptıkları. Ne askeri göğe çıkarıyor, ne milleti,devleti. Onlarda haklı diyor.

        Savaş, can korkusu nasıl bir korkudur ki vatanından vazgeçirsin. Düşmanı bayraklarla karşılatsın. 

       Belki hikaye uydurma ama yaşananlar gerçek. 

       İnsan vatanını savunmaktan vazgeçer mi diyorum. Pes eder mi?

      Kitabı okurken milliyetçi olabilecek kadar saf ( ari ) bir millet olmadığımızı farkettim. Bir millet değiliz birden fazla milletiz. O zamanda sorundu bu zamanda sorun. Oysa gerçekten milliyetçi bir toplum olduğumuzu bu savaşların böyle kazanıldığını düşünmüştüm.

      Gelecek açısından korkuttu açıkçası. Kim arkamızda durur, kim arkamızdan vurur?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder