9 Aralık 2014 Salı

Nar Ağacı - Nazan Bekiroğlu

             Merhaba arkadaşlar,

            Bu yazımda size okumayı yeni bitirdiğim Nar Ağacı kitabından bahsedeceğim. 


         Yolları hiç kesişmeyecek gibi görünen, farklı aşklardan, farklı hayatlardan geçen iki insanın kavuşma hikayesini gelecekten bir gözlemci olan torunlarının gözünden keşfettiğimiz bir kitap.
         Her zaman ki gibi öncelikle kitabı beğendiğimden bahsetmek istiyorum. Tekrar okurum listeme girmedi, başucu kitabım olmadı ancak keyifle okuduğum bir kitap oldu.

                
    Kitabın detayına fazla girmeden kurgusundan bahsetmek istiyorum. Açıkçası ben kitabın kurgusunu hiç beğenmedim. Kitap için bir şey kurguladıysan bir şekilde desteklemen gerektiğini düşünüyorum.

      Şöyle ki ; bundan öne okuduğum Haldun Hürel'in Ölerek Yaşıyorum kitabında da karakter geçmişe gidip geliyordu. ( Tesadüf iki kitap üst üste geldi :) ) Ancak biz biliyoruz ki karakter geçmiş yaşantılarına gidiyor. Yani 5 yıl önce yaşadığın bir şeyi hayalinde canlandırmak gibi. Ben bunu kabul edebilirim. Ancak eski resimlere bakıp, o dönemlere gidip, bir gölge olarak o dönemlerde gezinerek olayları öğrenip ( hem de kimsenin bilmediği ), üstüne birde o zamandaki insanların kafasından geçenleri ve duygularını anlatabilmesini kabul edemem. Yazarın bunu bir nedene dayandırması gerekirdi bana kalırsa.

          Çok rahatsız etmedi bu durum etse kitaba devam edemezdim zaten. Çünkü ben de takıntı haline geliyor çok rahatsız oluyorum. Ama her sayfada aklımdan da geçti hadi diyelim gittin dedenin yaşadığı senelere, yaşanılanları da öğrendin iyi de adamların aklından kalbinden geçenleri nasıl okuyorsun dedim. Ha takıla takıla buna mı takıldın diyeceksiniz ama haksız mıyım? :)


       Kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Yayın Evi:Timaş
Sayfası : 533
Arka kapak yazısı : Nazan Bekiroğlu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-Bakü-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı yıllarında başlayıp I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Trabzon'da ve Tebriz'de doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; öne delice akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak...Tebriz'in meşhur halı tüccarının delifişek oğlu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra...
İki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatlar, muhacirlik, tehcir, mücadele, kader... Farklı inançların aktığı ortak zemin, üç ülke ve üç sevda Nazan Bekiroğlu'nun mürekkebi aşk olan kaleminde buluştu. Nar Ağacı bir Doğu Masalı kadar zengin, hayat kadar güzel, hayat kadar gerçek bir hikaye... İncelikle işlenmiş karakterleri, zengin detayları ve dönemi anlatmadaki maharetiyle yıllarca unutulmayacak bir kitap... 
         

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder