17 Kasım 2014 Pazartesi

Ölerek Yaşıyorum - Haldun Hürel

           Kitabın sonuna gelmiş bulunmaktayım. Gelelim yorumuma. Kitapla ilgili uzun uzadıya detaylı bilgiler vermek istemiyorum. Bloglarda okuduğum böyle yorumlardan da hoşlanmıyorum hevesimi kırıyor. Neyse çok konuşmayalım :)

ölerek yaşıyorum haldun hürel

M.S. 2095 ve M.Ö. 334 yıllarında Halikarnas'da geçen kurgusal gerçek bir roman.




          Öncelikle kitabı gerçekten beğendiğimi söyleyerek işe başlamak istiyorum. İlk sayfalarda yazarın gereksiz betimleme ve edebiyat içerisine girdiğini düşünmedim dersem yalan olur gerçekten. Ancak bu anlatım kitabın ilerleyen sayfalarında o kadar güzel olmuş ki bayıldım. Zaten kitabı ilk okumaya karar vermem şu şekilde olmuştu. Ofiste duruyordu bu kitap. Kapağı dikkatimi çekti ismi de tabi. Kitabı elime alıp, rastgele bir sayfa açıp, önüme gelen ilk cümleyi okudum. Vay be dedim. Ben bu kitabı okumalıyım.



          Ben de kitap okurken anlatılan ortamı gözünde canlandırarak okuyanlardanım siz de öyle misiniz bilmem. Açıkçası kitapta bazı resimler paylaşılmış olmasına rağmen savaş sahnelerini gözümde canlandırmakta çok zorlandım. Bana kalırsa çok fazla tutarsız anlatımlar vardı. Ya da ben savaş terimlerine o kadar vakıf olmadığım için anlamam zor oldu.



        Mesela Karya orduları ile Macar orduları karşı karşıya ve Karya orduları surların üzerinde. Macar kralı Alexsander Karya komutanlarını aşağılamak için surlara gelip, komutanların üzerine para atıyor. Ve anlatılana göre surların önünde balçık bulunan hendekler var. Ta surların üzerine parayı nasıl atıyor? Acaba ben mi yanlış anlayıp, betimledim yoksa bir yanlışlık mı var bilemedim. Siz ne düşünüyorsunuz? Dikkatinizi çekti mi? Ben böyle şeylere çok takılırım :)



       Bunun yanında kitabın gidişatını ve sonunu tahmin etmeme, tutarsızlıkları farketmeme rağmen kitabı gerçekten severek okudum ve beğendim ki huyum değildir :)



      Farkındayım kitabın içeriğiyle ilgili hiçbir bilgi vermedim. Ve aslında bahsetmek istediğim konularda var. Ancak kimsenin merakını ve okuma hevesini kaçırmak istemem.



     Kitabı okumanızı tavsiye ederim.




Yayın Evi : Dharma
Sayfası : 528
Arka Kapak Yazısı :" Bu kitabın arka kapak sayfası yazılamadı. Yazılamazdı... Çünkü yazı, 536 sayfa olmak zorundaydı."Yazar Hakkında : 1949 yılında Trabzon'da doğdu. DGSA Seramik bölümünü bitirdi. Sanat tarihi ve İstanbul araştırmacısı olan Haldun Hürel, aynı zamanda ressam ve Marmara Üniversitesi İletişim bölümünde de öğretim görevlisi. Efsanesi 3 Hürel grubunda vurmalı çalgılar çalıyor. Evli ve Niran adlı bir kız çocuğu sahibi. "Ölerek Yaşıyorum", yaşamının her anı sanatla dolu olan Haldun Hürel'in ilk kitabı.


    

2 yorum:

  1. merhaba:) öncelikle hayırlı olsun blogunuz:))
    bu yazarı hiç duymamıştım, M.S. 2095 ve M.Ö. 334 demişsiniz, geleceğe ve geçmişe dönüşler şeklinde mi ilerliyor roman acaba?

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim çok sağolun :) Evet geleceğe ve geçmişe dönüşler oluyor. Okuyucunun kafasını karıştıracak şekilde değil ama neyin ne olduğunu anlıyorsunuz.

    YanıtlaSil